28 Nisan 2014 Pazartesi

ZAMAN ve NAKİT


Bazı markaların olmadıkları bir şey olmaya çalışmaları üzücü. 
Zaman ve nakitleri
 çok olsa gerek.

27 Nisan 2014 Pazar

Survivor ve Medya Düzeni: 12 Yıldır Değişmeyen Bir Statüko Eleştirisi


2026 Güncellemesi: ''Bu satırları yazmamızın üzerinden tam 12 yıl geçti. Şubat 2026 yılına geldik ve aradan geçen zaman içinde pek de bir şeyin değişmediğini, ne kanalların ne de izleyicilerin bunun değişmesi için adım atmadığını görmeye devam ediyoruz. Statüko, yeni teknolojiyle ambalajlansa da öz aynı kalmış durumda.''


Survivor Reyting Sonuçları

Yukarıdaki reyting listesi 31 Mart - 6 Nisan 2014 arasındaki 1. olan programları göstermektedir. Yani çok yoğun geçen hemen her gün kanallarda seçim yarışına ait haberleri takip etmemizin ardından gelen haftanın sonuçları...

Pazartesi - Salı -Çarşamba ve Cuma'yı diziler kimseye kaptırmamışlar. Perşembe komedi programı dizilerin önüne geçmiş; ve bir hafta sonu klasiği: Acunn Medya başarısı Survivor...( Bu arada Survivor'ın pazartesi gününü Karadayı'ya kaptırmış olsada 2. olduğunu belirtelim)

Televizyon Kanallarının Reyting Kıskacı ve Survivor Gerçeği


Bu programları başından kalkmıyorsanız 2,5-3 saatinizi veriyorsunuz demektir. Bütün birinci programları izliyorsanız (başka bir şey izlemiyorsanız!!!) haftada en az 20 saatinizi TV karşısında geçiriyorsunuz gibi bir sonuç çıkıyor.

Haftasonu televizyonlarınızı açtığınızda neredeyse ulusal kanalların hepsinde magazinle karşılacaksınız. 

Geleceğin Medya Düzeni: İzleyici Bu İçeriklerin Neresinde?

Daha öncede yazdık, isteyen istediğini seyretsin. İsteyen Survivor'dan kimin elendiğini, isteyen dizi, isteyen magazin izler, ama lütfen halk bunları istiyor demeyin. İnsanlar sunulanlar arasından bir seçim yapıyorlar. Siz hiç izleyicilere gerçekten nasıl programlar görmek istiyorsunuz diye sordunuz mu?

Sormadınız o yüzden biz söylüyoruz. 

Medya Etiği ve Programların İçerik Boşluğu Üzerine Bir Analiz

Üniversiteye hazırlanan, üniversitede okuyan ve iş dünyasına yeni atılmış yaklaşık 13.000.000 gencimiz var, ama geleceğimiz dediğimiz bu genç kardeşlerimiz için televizyonda ne var?

Örneğin;

Türkiye'de 179 üniversite var, neden bu üniversiteleri, bulunduğu şehri, üniversitenin ve şehrin imkanlarını tanıtan bir program yok...

Boğaziçi üniversitesine gidilir, okulun imkanları, öğrencilerin yaşantıları, gelecek beklentileri, İstanbul'da yaşam vs. ekralara getirilir.

Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs tarihi binaları


Neden, dünyanın en iyi 100 üniversitesini, bulunduğu şehri, üniversitenin ve şehrin imkanlarını ve en önemlisi onları dünyanın en iyi 100 arasına sokan çalışmaları tanıtmıyorsunuz...

32 Milyar dolarlık bütçesiyle, milli eğitim bakanlığından daha fazla bütçeye sahip Harvard Üniversitesi'ne gildiğini, Boston'da 1 hafta yaşandığını hayal edin. Böyle bir programı izlemek sizce de keyifli olmaz mıydı, ne dersiniz?

Harvard Üniversitesi kampüsünde yer alan tarihi tuğla binalar ve yeşil bahçe alanı


Neden sektörleri, şirketleri ve meslekleri tanıtan bir program yapmıyorsunuz?

Her hafta bir sektör ve bu sektörün en önemli firmaları ziyaret edilir (masa başında konuk ağırlayarak değil) ve meslekler hakkında bilgiler verilir. Hem o mesleği seçmeyi düşünen lise öğrencileri, hem de o meslekle ilgili bölümlerde okuyan yakında mezun olacak üniversite öğrencileri için de çok bilgilendirici olur...

Webrazzi.com'un girişim ofislerini takip etmiş olanlar bilirler. Bu tarz bir programı seyretmek gerçekten keyifli olacaktır...


Hafta içi siyaset programları ve diziler, haftasonu ise magazin ve spor programları ve survivor...

Ekrandaki Yapaylık: Popüler Kültürün İzleyiciye Dayattığı Rol Modeller


Şimdi google'a girin ve Türkiye'nin rol modelleri (15-35* yaş arası araştırmasıdır) diye yazın. Karşınıza çıkan 50 isime dikkatli bakın. Gazi Yaşargil, Güler Sabancı, Münci Kalaycıoğlu, Serpil Timuray, Muhtar Kent niye yok?

*15-35 yaş arası dediğimizde yaklaşık 25.000.000 kişiden bahsediyoruz...

25 Nisan 2014 Cuma

ÇAY KEYFİ

Filtre kahvenin bu kadar tutmasının sebebi bazı kafelerde içtiğimiz  özensiz hazırlanmış lezzetsiz çaylar olabilir mi? 
*Bol sulu Türk Kahvesi sunanlar hizmetinizi iyi düşünün


TÜM YAZILARI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN BURAYA TIKLAYINIZ  

24 Nisan 2014 Perşembe

22 Nisan 2014 Salı

PERAKENDE SEKTÖRÜNÜN PATRONLARINA SORULAR

Çok Değerli Patronum,

Geçenlerde gittiğim büyük bir AVM.nin tüm mağazalarında neredeyse aynı yazı ile karşılaştım. Bu durum, ''İK çalışanlarına neden mağazalara adam bulamıyorsunuz'' sorusunun cevabının çözülmesinin bir hayli zaman alacağına da inancımı pekiştirdi.

Bir yanda mağazalarda çalışacak personel sorunu bulma devam ederken bir yandan da AVM yatırımlarına devam ediliyor.

Olay sadece çalışan bulma sıkıntısı değil, pek çok mağaza için çalışanların mutsuzluğu yüzlerine yansıması diğer bir sorun. Verdikleri negatif enerjinin yanına bir de ürün ve satış bilgilerinin azlığını eklediğinizde pozisyon satış danışmanından ziyade ürün bekleme ve düzeltme danışmanı  gibi oluyor.

Burada bu arkadaşlarımızı suçlamanın büyük hata olacağını düşünüyorum. Gelin hep birlikte aşağıdaki soruların cevaplarını arayalım...

Büyüme ve yatırım kararları alınırken İnsan Kaynakları departmanlarının raporları dikkate alınıyor mu?

Bu kadar kısa sürede bu kadar mağazaya adam bulmak kolay değil diyen İK yöneticisi dinleniyor mu?

İş mağaza çalışanı bulmakla bitmiyor, öneri- ödülüydü,oryantasyonuydu, eğitimiydi, performansı-yetenek  yönetimiydi derken ''ya ürün zaten kendini satıyor, güvenilir birilerini bulun koyun'' talimatıyla karşılaşıyorsunuz ondan sonra 100 Tl fazlaya gidiyorlar abi diye söylenemezsiniz...

100 TL fazlası için gittiği sandığınız adam aslında kendisine değer verilmediğini düşündüğü için gitmiş olabilir mi?

Pazarlama ya da Satış Departmanı yöneticileri bir karar alırken sahadan bilgi alıyorlar mı?

Hiç mağazadaki çalışanlarınıza fikirlerini sordunuz mu? Örneğin satışları nasıl artırabiliriz, işinizi daha iyi yapmanız için neler ihtiyacınız var? diye önerilerini aldınız mı?

Bu önerileri değerlendirip uygulamaya soktuğunuzda ödüllendirdiniz mi, yoksa sayın yöneticim bunu kendi fikriniz gibi mi sundunuz? Ya da ödül de neymiş bu zaten çalışanın görevi diye mi düşündünüz!!!



Verileri Doğru Yönetiyor musunuz?

Ne güzel sözdür: Ölçemezsen, yönetemezsin. Bu doğrultuda bilgi ve tecrübemizi teknoloji ile birleştirip erileri toplayıp onları doğru değerlendirebiliyor ve fırsatlara çevirebiliyor muyuz? Yoksa hala eski usul bu çok satar metodunu mu kullanıyoruz.

Toplantılarınızda hiç müşteriyi konuştunuz mu?

Toplantılarınızda genelde kim neyi yaptıyı veya kar - zararları ve yatırımları mı konuşuyorsunuz. Müşteri bu toplantılara herhangi bir yerinden hiç dahil oluyor mu? Müşteri GERÇEKTEN NE İSTİYOR ya da Müşteri memnuniyetini nasıl artırırızı hiç tartıştınız mı mesela...

Sayın Patronum, daha yazacak çok şey var ama en önemlisi ile bitirelim. Ürünü üreten, planlayan sunan, teknolojiyi kullanan hep insan...

Çalışanlarımı nasıl mutlu ederim diye hiç düşünüyor musunuz?

BİR ÜLKENİN GELECEĞİ

Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır... 
(A. Einstein)

14 Nisan 2014 Pazartesi

MÜŞTERİYİ TELEFONDA BEKLETMEK

Müşterinizi telefonda ne kadar beklettiğiniz, ne kadar müşteri 
memnuniyeti odaklı olduğunuzun göstergesidir... 


2 Nisan 2014 Çarşamba

ŞİRKETİM BENİ SEVİYOR MU?

İyi bir çalışan işini ve şirketini sevmeli, iyi bir şirket de
çalışanını sevmeli ve değer verdiğini göstermeli...