2 Ocak 2014 Perşembe

CEM YILMAZ'IN BAŞARISININ SIRRI

Cem Yılmaz dendiğinde aklımıza sadece Türkiye'nin en komik insanı değil aynı zamanda en başarılı insanlarından da biri geliyor.

Gösterileri kapalı gişe sürerken, sinemada ve içinde bulunduğu her projedeki başarıları üzerinde durulması ve ilham alınması gereken bir gerçek.

Bu durumu kendisi çok güzel özetliyor. ''Ben para için bir şey yapmadım, bir şey yaptım para etti. (Cem Yılmaz)'' 

CEM YILMAZIN BAŞARISI


Önceliği paraya değil, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmaya verdiğinizde para zaten gelecektir. Gerçi bugün bu düşüncenin maalesef pek çok şirket tarafından unutulmuş olduğu izlenimine kapılıyoruz. Siz müşterinizde herhangi bir değer algısı oluşturmuyor, sadece indirim ve kampanyalarla varlığınızı sürdürmeye çalışıyorsanız uzun vadede ne kadar başarılı olacaksınız?

Şirketlerin değer ve yenilik üretememelerinin sebebi yetenekli adayları şirketlerine çekemiyor ve şirketlerindeki  yetenekli adayları da tutamıyor olabilirler mi?

İşi en iyi bilen, işi yapandır dedik her zaman. Bazı çalışanlar vardır ki bu işi yapma konusunda diğerlerinden biraz ayrılırlar. ''İşimi daha iyi, daha hızlı ve daha doğru nasıl yaparım?'' sorusunun cevabını merak eder, araştırır, doğru kaynaklara ulaşmaya çalışır ve fikirler üretir. 


Bazı yöneticiler çalışanlarını sadece işe gelip-giden bireyler olarak görüyor ve işini daha iyi yapman için neye ihtiyacın var sorusunun yanından bile geçmiyorlar. Bu da yetenekli adayların bir süre sonra işten ayrılmalarının önünü açıyor.

Eğer şirketinize bu soruyu adapte eder, yöneticilerinizde astlarına iyi koçluk yapabilirlerse çok ciddi rekabet avantajı elde edebilirsiniz.

İnanın çok zor değil...

1 yorum:

  1. İşimi nasıl daha iyi yaparım çok güzel konu başlığı; tam olarak işinizi iyi yapmaktan çok o işyerinde uzun süre nasıl kalabilirim hesabı yapmak lazım. Kendi adıma Kamu sektöründen özel sektöre geçtiğimde ( özel sektörde on yıl)gerek kamuda, gerek özel sektörde ağzınızla kuş tutmanıza gerek yok kamuda yanlışta olsa ''emir anlaşıldı efendim'', ''gereği yapılacak efendim, merak etmeyin'' dediğiniz zaman size kolay kolay zarar gelmez siz itatkar amirin işine karışmayan, emir anlaşıldı diyen saygılı, hörmetli bir memur olarak en iyi eleman olarak emekli olana kadar orada idare edersiniz. Aksi durumda oradan, oraya yer değişiklikleri ile canınızdan bezersiniz.Gelelim özel sektöre diş ile, tırnağı ile bir yerlere gelmiş olan, kurumsallıktan uzak, dededen kalma yöntem ve taktiklerle işini yürütmeye çalışan patrona bu işi daha hızlı, daha seri ve verimli şekilde yapmak için bir uygulamadan söz etseniz, cevabı; ''sen bana akıl verme'',''işine bak'' ''çok biliyorsan kendin iş yapsaydın'' ''ben ne dersem o olacak'' Aksi halde kendini kapının önünde bulursun. Bu yüzden '' salla başını al maaşını'' etliye sütlüye karışma, böyle gelmiş böyle gider, (ben demiyorum atalarımız diyor) zihniyet ve düşüncesi ile işler devam etmektedir. 40 yıla yakın çalışma hayatımda hep doğruları, hep hukuka uygun olanı yapmaya çalıştığım için hiç bir yöneticiyi, işvereni, müdürü amiri memnun ve mutlu edemedim. saygı ve sevgilerimle.
    Mesut Güztoklusu
    Eğitmen

    YanıtlayınSil